Webdesign Erfurt
Pazar, 20. Mayıs 2012
Ana Sayfa I I Haberler I I Resimler I I Videolarımız I I Akbaslar Fm I I E-Devlet I I Gazeteler I I Telefon Rehberi I Dursunbey Telefonları I Tavsiyeler I I Ulaşım I I Bize Ulaşın I
ANA MENÜ
ANA SAYFA
HABERLER
KARESİ BEYLİĞİ
BALIKESİR BİLGİLERİ
DURSUNBEY BİLGİLERİ
KÖYÜMÜZÜN TARİHÇESİ
KÖYÜMÜZÜ TANIYALIM
YÖRESEL TÜRKÜLERİMİZ
YÖRESEL MANİLERİMİZ
YEMEK KÜLTÜRÜMÜZ
GİYİM KÜLTÜRÜMÜZ
KİLİM KÜLTÜRÜMÜZ
AKBAŞLARCA SÖZLÜK
SULAMA GÖLETİMİZ
KURAN KURSUMUZ
MUHTARLARIMIZ
AKBAŞLARCA
CAMİMİZ
OKULUMUZ
GURURLARIMIZ
SÜLALELERİMİZ
ŞEHİTLERİMİZ
GAZİLERİMİZ
YEREL TÜRKÜLERİMİZ-1
YEREL TÜRKÜLERİMİZ-2
TARIM ve HAYVANCILIK
DUYURU ve İLANLAR
ZİYARETCİ DEFTERİ
ÖNERDİĞİMİZ SİTELER
BİZE ULAŞIN
ARAMA YAP
HABER ARAMA
BİZİM SİTELERİMİZ
AKBASLARKOYU TR GG
AKBASLAR KOYU AZBUZ
FEYZULLAH924 BLOGCU
FEYZULLAH KIRCA-Yazılarım
FEYZULLAH KIRCA-Şiirlerim
AKBASLARKOYU turkmedya
YÖRESEL SİTELER
Dursunbey Kaymakamlığı
Dursunbey Belediyesi
Dursunbey Web Sitesi
Balıkesir Dursunbey Sitesi
ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü
Dursunbey Şiir Merkezi
İlçe Tarım Müdürlüğü
Kepsut Işıklar Köyü
Akçagüney Köyü
A. Musalar Köyü
Y. Musalar Köyü
Güç Birliği Sitesi
Küçükler Köyü
Şabanlar köyü
Sağırlar Köyü
Mezitler Köyü
Göbül Köyü
Dada Köyü
RADYO DİNLE
Balıkesir Çamlıca FM
Bandırma Venüs FM
Balıkesir Genç FM
Mavi Boncuk FM
Arabesk FM
Best FM
Alem FM
Aşk FM
Polis FM
Ülkü FM
İsra FM
Kral Damar FM
Kral Türk FM
EZAN SAATLERİ
20120423_2086112795_ikiler.jpg
İL İL TÜRKİYE TANITIMI
IL TRAFIK KODLARI

Türkiyedeki tüm illerin
telefon kodları ile il
Trafik kodları


SON DAKİKA HABER
HİCRİ TAKVİM
Jamadil Akhir
28
Sunday
1433 HIJRAH
ZİYARETÇİ KİMLİĞİ
SİTE İSTATİSTİKLERİ
OS: Linux n
PHP: 5.2.17
MySQL: 5.1.62-cll
Zaman: 14:53
Caching: Disabled
GZIP: Disabled
Üyeler: 25
Haberler: 234
Web Bağlantıları: 22
Ziyaretçiler: 445879
KİMLER GELMİŞ
JoomlaWatch Stats 1.2.0
ANA SPONSOR REKLAMI
Advertisement
Anasayfaya DönAnasayfa » Halk Hikayeleri

VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN MAHMUTYazar

VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN MAHMUT

 

Rivayete göre Sultan Mahmut, sık sık kıyafet değiştirip halkın arasına karışır ve memlekette neler olup bittiğini anlamaya çalışırmış.
Bir akşam uğradığı bir kahvede, ak sakallı çaycıya herkesin Tıkandı Baba diye hitap ettiğini duyunca merak etmiş ve bu adama neden Tıkandı Baba denildiğini öğrenmek istemiş.
Biraz ısrardan sonra da Tıkandı Baba anlatmış;
'Bir gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benim ki de akıyordu ama az akıyordu.
'Benimki de onlarınki kadar aksın' diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden ' Onların ki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın' dedim ve uğraşırken musluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.
Ben yine açmak için uğraşırken birden Cebrail göründü ve bana 'Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık' dedi. O gün bu gün adım 'Tıkandı Baba' ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyorum.
Tıkandı Baba'nın anlattıkları Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına
'Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca bu işe devam edeceksiniz' diye talimat vermiş.

Sultan Mahmut'un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba'ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
'Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim' diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş.
Yolda giderken 'Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim' diyerek, işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya 'Taze baklava, güzel baklava !'
Bu esnada oradan geçen bir Yahudi baklavaları beğenmiş. Sıkı bir pazarlıktan sonra anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Yahudi baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim diğer dilim derken bir bakmış her dilimin altında altın.
Ertesi akşam Yahudi acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Yahudi hiçbir şey olmamış gibi 'Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım' demiş.
Tıkandı Baba da 'Peki' demiş ve anlaşmışlar.
Bir ay boyunca, Tıkandı Baba'ya her akşam baklavalar gelmiş ve Yahudi de her akşam Tıkandı Baba'dan baklavaları satın almış.
Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut 'Hele şu Tıkandı Baba'ya bir bakalım, nicedir?' deyip Tıkandı Baba'nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş.
Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim Tıkandı Baba eskisi gibi darmadağın. Sultan 'Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?' diye sormuş.
'Geldi sultanım'
'Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?'
'Efendim her gün gelen tepsiyi bir Yahudi'ye satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağolasınız, duacınızım'
Sultan şöyle bir tebessüm edip 'Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel' deyip almış ve onu hazine odasına götürmüş.
'Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar altın gelirse hepsi senindir' demiş.
Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda düştü düşecek.
Sultan 'Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar' demiş ve askerlerden birini çağırıp 'Alın bu adamı Üsküdar'ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş seçsin, o taşı ne kadar uzağa atarsa oraya kadar olan araziyi Baba'ya verin' demiş.
Padişahın adamları Tıkandı Baba'yı alıp Üsküdar'a götürmüşler 'Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım' demişler.
Baba 'Niçin?' diye sormuş.
Askerler 'Hele sen bir beğen bakalım' diye ısrar etmişler.
Baba 'şu yamuk, bu küçük' derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline ve 'Ne olacak şimdi?' diye sormuş
Askerler ' Baba sen bu taşı atacaksın ve ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını Padişahımız Efendimiz sana bağışlayacak' diye anlatmışlar
Tıkandı Baba taşı başının üstüne kaldırmış ve tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Babacık da düşüp oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. İşte o zaman Padişah, o meşhur sözünü söylemiş

 'Vermeyince Mabud, neylesin Sultan Mahmut!'
Bu Yazı 216 kişi tarafından okundu.  
Yazı Oylama
  • Boya 1.00/5

Beğeni Derecesi : 1.0% / 1 kisi tarafindan oylandi.

YazarYorumu
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen üye girişi yapın ya da kayıt olun

Joomla! Yazılar Bileşeni v.1.0.1
By Erhan ERDOĞAN
Çeviri by : Erhan Erdoğan
 
BALIKESİR HABERLERİ
Kenthaber modülü-joomlatime.com

ANA SAYFA YAP
Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfayı Ekle
Anasayfam Yap
BU SİTEDE ARA
ROMA RAKAMLI SAAT
REKLAM MENÜSÜ

 
BİLGİ MENÜSÜ
ŞİİRLER
İLİM / BİLİM
YAZILARIM
AŞK/ SEVDA
DİNİ YAZILAR
HALK HİKAYELERİ
ÖRF VE ADETLERİMİZ
KİTAP TANITIMI
AÇILIR LİNKLER
AKBAŞLAR KÖYÜ WEB SİTESİ AKBAŞLAR KÖYÜ WEB SİTESİ - Yazılar -:- Halk Hikayeleri -:- VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN MAHMUT
GAZETE HABER MANŞETLERİ
AKBAŞLAR KÖYÜ WEB SİTESİ AKBAŞLAR KÖYÜ WEB SİTESİ - Yazılar -:- Halk Hikayeleri -:- VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN MAHMUT Untitled Document
Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta
AKBAŞLAR KÖYÜ-CHAT
HAVA DURUMU
SÜPER LİG PUAN DURUMU
TURKIYE YOL HARITASI
BUNU BİLİYOR MUSUNUZ?
AKBAŞLAR KÖYÜ WEB SİTESİ AKBAŞLAR KÖYÜ WEB SİTESİ - Yazılar -:- Halk Hikayeleri -:- VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN MAHMUT

Yeni Muhtar ve Azalar kimlerdir?

ARKADAŞLARINI DAVET ET
 10 Mesaj Kaldı
Dostlarınız
Pioneer
Template by Webdesign Erfurt